Bakan Işık rüzgarı

 Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, PYD ve PKK unsurlarının Mümbiç'ten çekilmelerini beklediklerini ve Amerika'nın bunu Türkiye'ye taahhüt ettiğini belirterek, "Önceliğimizin Mimbiç olduğunu ifade etmeştik. Bu aşamada bölgede ciddi bir hareketlilik başladı" dedi. 

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, bir dizi ziyaret için geldiği Balıkesir'de ilk olarak 9. Ana Jet Üssü'nü ziyaret etti. Ardından Balıkesir Valiliğine geçen Bakan Işık, Mümbiç ile ilgili açıklamalarda bulundu. Bakan Işık, "El-Bab'ın bitmesinden ve DEAŞ'ın oradan temizlenmesinden sonra önceliğimizin Mümbiç olduğunu ifade etmiştik. Bu aşamada bölgede hareketlilik başladı. DEAŞ bazı yerleri rejime bıraktı. PYD ve YPG de bazı yerleri rejime bırakıyor. Bu aslında PYD'nin DEAŞ'ın ve rejimin zaman zaman birlikte hareket ettiğini doğrulayan ve ispatlayan bir gelişme. Birbirlerine düşman gibi görünen pek çok yapının bir araya geldiğini gördük. Bu noktada Türkiye'nin önceliği Mümbiç'tir. Başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere koalisyon güçlerinden Türkiye'ye verilen sözlerin tutulmasını bekliyoruz. Fırat'ın batısındaki PYD ve PKK unsurlarının Mümbiç'ten çekilmesini bekliyoruz. Bu Amerika Birleşik Devletleri'nin Türkiye'ye taahhüdüdür. Bu taahhüdü en kısa sürede yerine getirilmesini bekliyoruz" dedi.

Bakan Işık'tan 'Balıkesir' vurgusu
lıkesir Büyükşehir Belediyesini ziyaret eden Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Çanakkale Köprüsü ile Balıkesir'in Ege ve Marmara'yı buluşturan bir merkez olacağını söyledi.

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur’u makamında ziyaret eden Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, şeref defterini imzaladı. Başkan Uğur'un şehre yapılan yatırımları anlattığı ziyarette konuşan Bakan Işık, “Günümüzde sadece turizm ve sadece tarım da değil, aslında pek çok alanda gelişme gösteren bir şehir Balıkesir. Sanayide de her geçen gün büyüyen ve gelişen bir şehir olması Balıkesir’i Türkiye’nin geleceğinde de önemli bir paya sahip bir şehir olma konumunu sürdürecek. Tarihin her döneminde bu şehir önemli bir şehir. Bugün de önemli bir şehir. Özellikle AK Parti döneminde şehrimize yapılan önemli yatırımlar şehrimizin marka haline gelmesine sebep oldu. Osmangazi Köprüsü’nün açılması Bursa yolunun tamamlanması, Karacabey’e kadar yolun açılacak olması Balıkesir’i Bursa ve İstanbul’a daha da fazla yaklaştırdı. Artık Balıkesir’den İstanbul’a gitmek 6-7 saatlik bir çile olmaktan çıkıyor. Şimdi 18 Mart’ta temelini atacağımız Çanakkale Köprüsü ile Balıkesir çok daha ayrı bir güzellik kazanacak. Ve adeta Ege’nin Marmara ile buluşmasında bir merkez konumuna gelmiş olacak. Bunun Balıkesir’e çekeceği yatırım, Balıkesir turizmini çok daha hareketlendirmesi ve bu sayede de Balıkesir’in çok daha gelişmesi kısa zamanda gerçekleşmiş olacak” dedi.

Türkiye’nin büyümesi sırasında yerelde de buna ayak uyduracak olan anlayışın önemine değinen Bakan Işık, “Siz hükümet olarak bir ile ne kadar destek verirseniz verin, eğer yerelde o kaynaklar birleşip bütünleşip, yatırıma dönüşmezse bir ayak eksik kalır. Tabi Ankara’dan çok iyi tanıdığımız Ahmet Edip Uğur beyefendi, bizim ağabeyimizdir. Milletvekili olarak da beraber çalıştık. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra şehrimizde çok ciddi yatırımlar yapıyor” şeklinde konuştu.

Ziyaret sonunda Başkan Uğur, Bakan Işık’a zeytinyağı, Yağcıbedir halısı ve Büyükşehir Belediyesi tarafından üretilen ürünleri hediye etti. Bakan Işık da Başkan Uğur’a Milli Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanan bir teşekkür plaketi verdi. Ziyarette Vali Ersin Yazıcı, AK Parti Milletvekilleri Kasım Bostan, Mahmut Poyrazlı, Sema Kırcı, Ali Aydınlıoğlu, ilçe belediye başkanları, Sanayi Odası Başkanı İsmail Uğur, Ticaret Odası Başkanı Fahri Ermişler, çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri ile Büyükşehir belediyesi Daire başkanları katıldı. Bakan Işık, yemek programı ardından Büyükşehir’den ayrıldı.
"Dabık'ı temizleyen, Bab'ı temizleyen TSK mı güçsüz"
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Türk Silahlı Kuvvetlerinin güçsüzleştiği iddialarına cevap vererek, "Hainin kaybından üzülen bizden değildir. TSK Fırat Kalkanı'nda başarı üzerine başarı elde ediyor mu? DAEŞ'in en önemli bir kaç şehirden Dabık'ı kolaylıkla DAEŞ'ten temizledi mi? Bab'ı kolaylıkla temizledi mi? Temizledi. Aynı anda aynı Türk Silahlı Kuvvetleri yurt içinde PKK'ya 35 senenin ağır darbelerini üst üste vurdu mu. Nasıl güç kaybı bu" dedi.

Balıkesir'de sivil toplum kuruluşları ile bir araya gelen Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Fırat Kalkanı Harekatı'nda 2 bin 200 kilometre alanın DEAŞ'tan temizlendiğini söyledi. Terör örgütlerinin başını ezeceklerini belirten Bakan Işık, "Sınırımızın hemen dibinden bize Katyuşa füzesi gönderen DAEŞ'i, İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de eylem yapan DAEŞ'i sınırlarımızdan çıkarmak ve orada bir başka bir terör örgütünün teritoryal oluşturmasını engellemek için başlattığımız Fırat Kalkanı Harekatında 2 bin 200 kilometre alanı DAEŞ'tan temizledik. Şu anda hamd olsun Kilis de, Gaziantep de tehdit altında değil. Niye artık orada DAEŞ kalmadı" dedi.

Bazı kesimlerin Fırat Kalkanı için "Ne gerek var" demesini de sert bir dille eleştiren Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, "Türkiye Cumhuriyetine yönelen tehdit nereden gelirse gelsin, Türkiye Cumhuriyeti olarak bu tehdidin başını bulunduğu yerde ezme hakkına sahibiz. Şu anda da yaptığımız budur. Uluslararası hukuk bize bu meşruiyeti sağlıyor ve biz de bunu kullanmaktan imtina etmiyoruz" dedi.



"ABD bize verdiği sözü tutmalıdır"

PYD'nin Mümbiç'teki varlığına tahammül edemeyeceklerini söyleyen Bakan Işık, "ABD bu noktada bize verdiği sözü tutmalıdır. PYD'nin bir koridor oluşturup kendisine teritoryal bir alan oluşturmasına Türkiye asla ve asla izin veremez ve vermeyecektir. Hiç lafı eğip bükmenin gereği yok. Bölgenin geleceğinde, Türkiye'nin milli birliğine ve beraberliğine, ulusal çıkarlarına yönelik her tehdide Türkiye'nin hakkı da var gücü de. İşte bugün bu güç gösterildi" dedi.

15 Temmuz darbe girişimi sonrası Türk ordusunun zayıflatıldığı söylentilerine de cevap veren Bakan Işık, "Fırat Kalkanı Harekatı'nın başlangıç tarihine bakın 24 Ağustos 2016. Yani bu hain 15 Temmuz darbe girişiminden 39 gün sonra. Hani Türkiye ordusu zayıflamıştı. Türkiye ordusu çok kıymetli subaylarını kaybetmiş. Ya hainin kaybından üzülen bizden değildir. Bu millet güçlü bir millettir. Mermimizin dahi olmadığı zamanda, topumuzun tüfeğimizin olmadığı zamanda milli mücadeleyi başlatmış bir milletin evlatlarıyız. O hainlerin içimizden defolup gitmesi bizi nasıl zaaafa uğratır. Aksine daha güçlüyüz biliyor musunuz. Niye içimizdeki bilgileri dışarı sızdıran hainler artık aramızda yok. Artık komutanından değil de abisinden emir alan zavallılar TSK'nın mensubu değil. Adam general olmuş, amiral olmuş, bu devlet ona 30 sene 40 sene yatırım yapmış. Kalkıyor gidiyor bir tane abi dediği kişi ona emir veriyor ve o emir komutanının emrinden daha kuvvetli. Böyle bir şey kabul edilebilir mi. Bunların gitmesine, TSK'dan tasfiye edilmesine kim üzülür. Bazıları çok üzülüyor. Niye onlar varken çok olay haber alıyorlardı. Onlar varken başka bir şeye gerek kalmıyordu. Ama dikkatinizi çekiyorum. Şu an da TSK Fırat Kalkanı'nda başarı üzerine başarı elde ediyor mu. TSK, DAEŞ'ın en önem bir kaç şehrinden Dabık'ı kolaylıkla DAEŞ'tan temizledi mi? Bab'ı kolaylıkla temizledi mi? Temizledi. Aynı anda aynı TSK yurt içinde PKK'ya 35 senenin ağır darbelerini üst üste vurdu mu? Nasıl güç kaybı bu. Birileri Türk Ordusunu güçsüz göstermekle kendi siyasi emellerine ulaşmayı hesap ediyor. Ama bu milletin her ferdi gerektiğinde askerdir kadınıyla erkeğiyle" şeklinde konuştu.
"Türkiye'yi irtica yaygarasına bulaştıracaklardı" 
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Türkiye'nin istikrarlı bir ülke olduğunu ve çok ağır bedeller ödediğini belirterek, "Türkiye'yi irtica yaygarasına bulaştıracaklardı" dedi.

Bakan Işık ayrıca Başkanlık sistemi konusunda da CHP'nin neden hayır diyeceğine mana veremediğini ifade ederek, "CHP'nin Türkiye'nin mevcut sisteminde parlamenter sistemi güçlendirecek bir hazırlık yapıp toplumun önüne çıktığını gördünüz mü ? Biz yaptık hazırlığımızı getirdik. Katkı verin, vermeyiz. Alternatif getirin, getirmeyiz. Gelin beraber bu işi daha iyi bir noktaya oturtalım, olmaz. Biz sadece hayır deriz. Sadece hayır demekle olmaz" dedi. 

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, STK'lar ile buluşmasında Türkiye'nin dünyanın merkezinde olan bir ülke olduğunu belirterek, böyle bir merkezi de muhafaza etmenin bir o kadar zor olduğunu söyledi.

Bakan Işık, "Türkiye ticari açıdan, turizm açısından, pek çok açıdan büyük bir avantaja sahip. Ama böyle bir yurdu korumak da, muhafaza etmek de bir o kadar zor. Şu an da dünyada var olan problemlerin yüzde 50'den fazlası bizim bölgemizde. Yani Türkiye ve etrafında. Şöyle bir etrafımıza baktığımız zaman pek çok devletin devlet otoritesi kaybolmuş durumda. Bazı ülkeler var ki Devlet diye bir kavram kalmamış. Bazılarında toprakların bir kısmı işgal altında. Böyle bir coğrafyada Allah'a hamd olsun Türkiye bir istikrar arasıdır" dedi.

Türkiye'nin bugüne kadar ağır bedeller ödediğini söyleyen Işık; "İstiklal harbini yaptık. Daha sonra başımıza sarılan terör belası başta olmak üzere pek çok belayla baş etmek durumda kaldık. Hele şu geçtiğimiz konjektör içerisinde düşünün ki 100 yıl sonra bölgemiz en büyük alt üst oluş yaşıyor. 1. Dünya savaşından sonra en büyük alt üst oluş şu an da yaşanıyor. Bu dönemde biz Türkiye olarak bir taraftan bölgemizdeki gelişmelerin etkileriyle uğraşırken, maalesef bir taraftan kendi içimizdeki bazı ihanet odaklarıyla uğraşmak zorunda kalıyoruz. İçimize sızmış hain terör örgütü mensupları 15 Temmuz gecesi bu ülkede bir darbeye teşebbüs ettiler. Bu teşebbüsleriyle güya hükümeti devirecekler, sistemi ele geçireceklerdi. Onlara ağa babalığı yapanlarla beraber Türkiyeyi yöneteceklerdi. Allah'a hamd olsun milletimiz buna müsaade etmedi" dedi.

Türkiye'nin son 15 yılda attığı adımlarla kendi demokrasisini güçlendirdiğini ifade eden Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, "Türkiye kendi ekonomisini güçlendirdi. Kendi savunmasını, ordusunu, silahlı kuvvetlerini güçlendirdi. Zaten böyle bir coğrafyada da ayakta kalmanın başka bir yolu yok. Ve biz 15 yıldır demokrasinin güçlenmesi için her gün adım atıyoruz. Hatırlarsanız biz bir Danıştay saldırısı yaşadık. Bir tanesi geldi Danıştay da görevi başında bir Hakimimizi şehit etti. Bir kaç tane Hakimimizi de yaraladı. Onun planı kargaşadan faydalanıp kaçmaktı. Eğer bunu yapabilmiş olsaydı Türkiye bir irtica yaygarasına yeniden buluşacaktı. Allah yardım etti ve bu hain orada silahıyla suç üstü yakalandı. Bu yakalanınca da o tezgahların hiç biri tutmadı" dedi.

"Hukuk tarihimizin utanç sayfası"

Türkiye'nin içinde bulunduğu süreci etkileyen en önemli olaylardan birisinin de 367 garabeti olduğunu söyleyen Bakan Işık; "Bugün aslında içinde bulunduğumuzu süreci de etkileyen çok önemli bir olayda maalesef bizim hukuk tarihimize utanç sayfası olarak geçen 367 garabeti oldu. Cumhurbaşkanının nasıl seçileceği 1982 Anayasasında yazılı. 1982'de AK Parti'de yoktu. Bugün kü bazı siyasi partiler de yoktu. Cumhurbaşkanını meclis kendi seçecek. Ama 1982 Anayasası öyle bir Cumhurbaşkanı tanımlamış ki başkanlık sistemindeki bütün yetkiler neredeyse Cumhurbaşkanın da var. Ama Cumhurbaşkanının hiç sorumluluğu yok. Bu aslında Kenan Evren'e göre bir Cumhurbaşkanlığı. Anayasa öyle maddeler koymuş ki Kenan Evren her türlü yetkiye haiz olsun ama hiç bir sorumluluğu olmasın. Kenan Evren'den sonra rahmetli Özal Cumhurbaşkanı oldu. 1989'da merhum Turgut Özal mecliste seçildi. Onun vefatıyla birlikte sayın Demirel 1993'te mecliste seçildi. Onun görev süresi bittiğinde 2000'de Ahmet Nedet Sezer mecliste seçildi. Ne oldu da 2007 yılına kadar var olmayan bir 367 şartı o zaman icat edildi. Sonuçta demokratik seçimler olmuş. Bu seçimlerin sonucunda Adalet ve Kalkınma Partisi 3'te 2 çoğunluğa ulaşmış. Böyle bir durumda maçın ortasında veya sonuna doğru oyunun kuralı değişir mi? Maalesef en üzücü olan da Anayasa Mahkemesinin de Cumhuriyet Halk Partisi'nin taşıdığı bu 367 garabetini onaylaması oldu. Türk Hukuk tarihinin en utanç verici sayfalarından biridir. Öyle olunca da fiilen Cumhurbaşkanının meclis tarafından seçilme imkanı kalmadı" şeklinde konuştu.

2007 yılında Cumhurbaşkanının halk tarafından doğrudan seçilmesiyle Türkiye'nin fiilen parlamenter sistemden ayrıldığını söyleyen Işık; "Bunu kabul etmek lazım. Bugün hala bazıları bunun böyle olmadığını düşünüyor. Siz Anayasada yetkiyi koymuşssunuz. Yetki sınırsız, neredeyse Cumhurbaşkanının. Buna bir de halkın doğrudan seçilmesi eklenince halk seçtiği kişiye önce yetki verir sonra hesabını sorar" dedi.



"Bahçeliyi ikna edebilselerdi ülke kaybederdi"

7 Haziran seçimlerinde AK Parti'nin 1.ci parti olmasına rağmen yüzde 41'lik bir oy oranına sahip olduğunu söyleyen Işık; "Diğer tarafta CHP, MHP ve HDP var. Sayın Bahçeliyi ikna edebilselerdi ve Bahçeli kabul etseydi, CHP, MHP ve HDP koalisyonu kurulmuş olsaydı. Gerçi Bahçeli baştan tavrını koydu. Onun hakkını teslim etmemiz gerekiyor. Ama bu varsayımın hayata geçtiğini düşünün. Bir tarafta yüzde 52 ile 1.ci turda seçilmiş Cumhurbaşkanı var. Diğer tarafta yüzde 55 civarında oyla oluşmuş bir hükümet. Peki görüş ayrılığı olduğu zaman kim kime tabi olacak. Bu sürdürülebilir bir yapı değildir. Yarın iki farklı anlayış aynı anda bir tarafta Cumhurbaşkanlığı bir tarafta Başbakanlık olarak bulunursa bu ülke sorunları nasıl çözecek. Sürekli mahkemeye gidecek. Sürekli Anayasa Mahkemesi ile mi bu ülke zaman kaybedecek" dedi.

Amerika Birleşik Devletleri ve dünyanın pek çok gelişmiş ülkesinde Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığının birleştirildiğini söyleyen Milli Savunma Bakanı Fikri Işık; "Böylelikle Başbakan ve Cumhurbaşkanı yetkileri bir makamda toplanmış olur. AK Parti olarak bizim parti programımızda Başkanlık sistemi var. Partimizi kurduğumuz andan itibaren Başkanlık sistemini savunuyoruz. CHP'de parlamenter sistemi savunuyor. Biz bir teklif hazırladık meclise getirdik. MHP'nin de desteğini aldık. Bir demokrasi de beklenen ana muhalefet partisinin de bir öneri hazırlayıp meclise getirmesi değil mi? Meydanda nutuk atmak kolaydır. Zor olan mutfakta çalışmaktır. Siz CHP'nin Türkiye'nin mevcut sisteminde parlamenter sistemi güçlendirecek bir hazırlık yapıp toplumun önüne çıktığını gördünüz mü ? Biz yaptık hazırlığımızı getirdik. Katkı verin vermeyiz. Alternatif getirin getirmeyiz. Gelin beraber bu işi daha iyi bir noktaya oturtalım olmaz. Biz sadece hayır deriz. Sadece hayır demekle olmaz. Dünyanın öbür ucundan Şili'den kampanya için profesyonel getirmişler. Bir hafta sonra adam demiş ki 'bunlar niye hayır diyorlar, halka ne söylüyorlar anlamadım' Alternatif söylemediğiniz zaman her şeye hayır diyen bir konumda bulunmanın ne ülkeye, ne demokrasiye, ne de CHP'ye faydası olmaz. Biz AK PArti olarak şunu özellikle söylüyoruz. Türkiye esası başkanlık sistemi olan ama Türkiye'ye özgü olduğu için de Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçmelidir. Bir gövdede iki başın bulunması, bir gemide iki kaptanın olmasıdır. Denizcilerin güzel bir sözü var, 'İki kaptan bir gemiyi batırır' Bu geminin batmasını isteyen var mı ? Esas olan görev yetki ve sorumlulukları net olarak tanımlanmış tek başlı bir yapıdır. Parlementer sistem kötüdür anlayışında değiliz. Biz önerdiğimiz sistemin Türkiye için daha iyi bir sistem olduğunu söylüyoruz" şeklinde konuştu.

Bakan Işık, Şehitler Anıtını ziyaret etti
Balıkesir'deki temaslarına AK Parti teşkilatının düzenlediği yemek programı ile devam eden Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, yemek sonrası 15 Temmuz Şehitleri ve Ömer Halisdemir Anıtını ziyaret etti.
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Balıkesir'de son ziyaretini Altıeylül Belediyesi'nin Gaziosmanpaşa mahallesinde yaptırdığı 15 Temmuz Şehitleri ve Ömer Halisdemir Anıtını ziyaretiyle sonlandırdı. Altıeylül Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu, Bakan Işık'a anıt hakkında bilgiler verdi. 
Bakan Işık'ın Gazisosmanpaşa mahallesine geldiğini duyan vatandaşlar ise Bakanla birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.  Kısa süreli vatandaşlarla sohbet eden Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, ardından Balıkesir'den ayrıldı. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.