Yücel Yılmaz iki yılını değerlendirdi

Balıkesir’deki birçok sorunu çözdüklerini kaydeden Yücel Yılmaz, Küçük Sanayi Sitesi karşısındaki 18.02 olarak bilinen imar uygulamasında sona gelindiğini kaydetti. Göreve geldikten sonra vatandaşların istediği şekilde çalışmalarına yön verdiklerinin de kaydeden Yücel Yılmaz nam peşinde olmadıklarını sözlerine ekledi.

Balıkesir’e hakimiz”
Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz Balıkesir’e hakim olduklarını ifade ederek kaynakları iyi yönde kullandıklarını kaydetti. Yılmaz, “Biz şehrimize hakimiz, şehrimizin de insan kaynağının yeterli olduğuna inanıyoruz. Bütçelendirmelerimizle, yapılarımızla ben bugün karşınıza çıktığımda “Yücel Bey ne planlamıştınız, neredesiniz, işler istediğiniz gibi gidiyor mu” derseniz 10 numara gidiyor. Karşımıza bilemediğimiz birçok sorun çıktı. Dünya ekonomik krizde, Avrupa krizde, Çin’in Wuhan şehrinde pandemi diye bir şey başladı. Bizi etkilemez zannettik. Baktık Atatürk hava limanından girdi 12 Mart’ta duyuruldu. Biz hemen tedbirlerimizi aldık. Şuanda yaşadıklarımız bizim işi çok iyi yönetmemizle alakalı. Bazı şehirler durma noktasına geldiğinde bizim hastanelerimiz hiç dolmadı. Her yerde çok farklı yansıması oldu biz bu işi az az yönetirken şimdi bazı şehirlerde yukarıya çıktı aşağıya düştü. Biz o günkü Vali Ersin Yazıcı ve 20 Belediye Başkanımızla ne hastanelerimizin, ne güvenlik personelimizi ne de sanayide çalışan arkadaşlarımızı hiçbir şekilde zor durumda bırakacak bir nokta olmadı. Bu işi yönetilebilecek en iyi noktada yönettik. Sorunlarımızı hızlı adımlar atarak Pazar yerinden tutun her yere kadar çok az sorunla atlattık. Onun rehaveti vatandaşlarımızda hissedilir oldu. 20 ilçemizde de aynı anda bir markalaşma, bir işi düzgün yapmayla ilgili gerçek büyükşehir olma konusunda örnek olacağımıza inanıyoruz” diye konuştu.

“18.02 sorunu kalmadı”
Balıkesir’in en büyük sorunlarından biri olan 18.02 imar uygulamasına değinen Yücel Yılmaz, “18.02’de Altıeylül, Karesi Belediye Başkanlarıyla beraber biz bu meseleyi çözmemiz lazım diyerek oturduk. Bu meseleyi çözmekle ilgili arkadaşlarımız çalışmaya başladı. Belediyemizde İl Özel İdaresi’nden gelen, hukuksal olarak altyapısında bunun neden kaynaklandığını bilen, bunun köküne indiğimizde 1986 yılına denk geliyor. Burada mahkemelerde kimlerle muhatap olunduğunu, bu süreci biliyorlar. Çözebilir miyiz? Diye sorduğunuzda “başkanım siz iradeyi koyun, bunu çözebileceğimize inanıyoruz” dediler. Biz bu iradeyi koyduktan sonra şunu gördük ki aslında uzlaşılmayacak insan yok. Konu inada bilmedikten sonra çözülüyor. Kazan-kazanı çok olan bir iş bu. Yani şehrin ekonomisinin de hareketleneceği bir iş. Orada bin 800 tane parsel var, Hazine arazileri var. Bu hazine arazilerinin üstüne devletin yapmak istediği ekstra binaların yapılacağı yerler var. Yani Sırrı Yırcalı Anadolu Lisesi yıkıldığında tekrar yapılabilmesi için o alanda ya özel izin alınması gerekiyor ya da planlandığı gibi olması gerekiyor. Biz bu işi hallettik. Yani nasıl hallettiniz dediğinizde aslında irade koyduğunuz zaman yapıyorsunuz. İşte gece 02.00’ye kadar toplantı ondan sürüyor. Tek tek nasıl çözelim için bütün şehirde iş adamlarını çağırdık, sorduk. 1100’e yakın mülkiyet sahibiyle ve onların kardeşleriyle görüştük” ifadelerini kullandı.

“Nam peşinde koşmuyoruz”
Göreve geldiklerinde Balıkesirlilere ne istiyorsunuz diye sorduktan sonra onların istekleri doğrultusunda hizmet ürettiklerini ifade eden Yücel Yılmaz, “Biz göreve geldikten sonra Balıkesirlilere ne istiyorsunuz diye sorduk. İçinde bulunduğumuz Kongre Merkezi’nin yapılmasını istediler. Çamlık Rekreasyon Alanı gibi çocuklarıyla birlikte gidebilecekleri, orada yürüyebilecekleri, misafiri geldiğinde oralarda dolaştırabilecekleri rekreasyon alanları istiyoruz dediler. Ucuz konutların olduğu, şehirde müteahhitlere mahkum olmayacağımız yer istediler. Şimdi bunlar 2013’de ne idiyse bugünde aslında aynı. Bu şehirde ihtiyaç duyulan konuların hepsini yapıyoruz. Şimdi biz neye odaklandık? Şehirin tüm sorunlarını kendi sorunumuz olarak kabul edip, masada uzlaşmacı kimliğimizle istişare ederek çözüyoruz. Çözülemeyen sorunumuz kalmıyor. Eser yapıyor muyuz? Şimdi Avlu’yu sen mi yaptın? Diyebilirsiniz. Evet, ben yaptım. “Senden önceki başkan projesini yaptı.” Evet, o da yaptı. “Bunu şu çizdi.” Evet, bu hepimizin ortak değeridir. Biz nam peşinde değiliz. Yani önüne geçip “bu binayı da ben yaptım” demiyoruz. Yapılanların hepsini işlevsel hale getirip, halkın tam kullanımına sunabildiğiniz takdirde bunların hepsi zaten olur. Şu anda şartlar gereği bir arkadaşımız “Yücel Yılmaz pek bir şey yapmadı” dediğinde “ne yapmasını istiyordun” diye cevap verdiğinde “yapsın bir şeyler” cevabını alıyorsun. Yapsın bir şeylerle şehir yönetilebilir mi? Ne lazım diye sorduğunda cevap yok. Mesela biz Toplu Taşıma Merkezi’nin çıkışında çok basit bir değişiklik yaptığımızda trafik açısından herkesin yüzü gülmeye başladı. Gar’ın arkasında yol yaptığınız zaman trafik rahatladı. Ama niye akıl edilememiş denen işlerle uğraştık. Suyu ben çok önemsiyorum. Çünkü iklim değişikliği gelecek, biz suyla ilgili bütün yatırımları maksimum düzeyde destekliyoruz. Bunlar bizim önceliğimiz, vahşi depolamalar bizim önceliğimiz. Çünkü bunun geri dönüşü yok. Bunu çok hızlı yapmamız lazım. Benim zamanımda mı problem? Hayır, 40 yıldır birikmiş. Ama biz bunları çözüyoruz. Bizim 20 ilçede ne yapacağımız hepsi belli. Biz nam peşinde koşan insanlar olarak değil şehirdeki ekonomi, şehirdeki insanlar gerçekten istediği ne varsa onların peşinde koşturuyoruz. Bir de vatandaşın bilmediği ama şehrin problemi olan arıtmadır, çöplüktür, mavi bayraktır bunların hepsine yüklendik, çok hızlı gidiyoruz. Bina yapmak bizim için ihalesini yaptıktan sonra 18 aydır. İşte içinde bulunduğumuz gibi bir yer 18 ayda bitiyor. Bunu mimar mı yaptı, ben mi yaptım, parayı veren mi yaptı önemli değil. Önemli olan ihtiyacı tespit edip, doğru yerlerde, doğru zamanda, doğru hamleleri yapmaktır. İşte orada siyaset devreye giriyor. İşte bu yüzden şehire liderlik yapıyoruz dediğimiz konu bu bizim. Organize Sanayi Bölgesi’nde 25 milyonluk kamulaştırma yaptık. Üstüne atacağımız asfalt ve alt yapısıyla birlikte bize 50 milyon liraya mal olacak. Şimdi kim görüyor bunu? Ama ne işe yarayacak? O 40 bin kişi OSB’den çıktığında şıkır şıkır evine gidebilecek. Biz bunu öngörüyoruz. 18/02 bölgesinde kalan yolların hepsinin planlamasını yaptık. Yani orada inşaatlar başladığında şehir çok oyalanmadan alt yapısını gerçekleştirecek. Bizim arsamız var mı orada? Yok, sırf yatırım yapacağız oraya. Ama ne önemli? Ekonomi çarkları çalışacak, insanımız daha mutlu olacak. Biz onların altyapısını çizerek yapıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
(ÖK-BD)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.